Ya bendensin ya da darbeci

Ya bendensin ya da darbeci
Ya bendensin ya da darbeci

'Ya bendensin ya da darbeci'

Eksen
23:59 18.07.2019(Güncellendi 12:01 20.07.2019)URL'yi kısaltın

Gazeteci-yazar ve akademisyen Fatih Yaşlı'ya göre, darbenin arkasında Cemaat ve küçük cuntacı gruplar var ancak Erdoğan hükümeti bunu 'tasfiye' ve 'temizlik' fırsatına çeviriyor. Radikal İslamcı kitlenin sokağa dökülmesine dikkat çeken Yaşlı, "Bugüne dek dost-düşman siyaseti izleniyordu. Bugün buna ya bendensin ya darbecisin eklendi" dedi.

Türkiye darbe teşebbüsü
© REUTERS / Stringer
Türkiye, 15 Temmuz akşamı, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra ilk askeri darbe girişimini atlatmayı başardı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) içindeki bir grubun kalkıştığı darbe girişiminin yarattığı şok etkisi Erdoğan yönetimi ve toplumun üzerindeyken, darbe girişimine dair pek çok soru hâlâ yanıtını bulamadı: Darbe girişiminde bir acemilik mi söz konusuydu? Yoksa erken mi davranıldı? Meclis neden bombalandı? Erdoğan'ın uçağının vurulmamasının teknik bir izahı var mı? İktidardan girişimin arkasında ABD yönetiminin bulunduğu yolunda iddialar da eksik olmazken, olay Türkiye’nin Washington’la ve NATO’yla ilişkilerini nasıl etkileyecek? Türkiye’nin dünyadaki konumunu değişebilir mi?

Bütün bu soruları gazeteci-yazar ve Abant İzzettin Baysal Üniversitesi’nden akademisyen Fatih Yaşlı, RS FM'de Ceyda Karan'ın hazırlayıp sunduğu 'Eksen' programında yanıtladı.

'İKTİDAR TERTİPLEDİ DÜŞÜNCESİ YANLIŞ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Efes-2019 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı Seçkin Gözlemci Günü faaliyetlerine katıldı.
© AA / Kayhan Özer
Darbenin iktidar tarafından tertiplenmiş bir mizansen olduğu görüşlerine katılmayan Yaşlı, "Bu düşünce biçimini reddetmek gerekiyor. Bunun sonucu şuna çıkıyor: Öyle bir muktedir unsur var ki, bir gece içinde binlerce askeri sokağa dökebiliyor. Bunun karşısına halkı çıkartabiliyor, hatta çatışmaları tertipleyebiliyor. Neden? Sebep başkanlık. Bu analiz bizi hiçbir yere götürmez" dedi.

Yaşananları, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) öncesinde Gülen Cemaati'ne yakın subayların ordu içinde tasfiye edilme tehlikesine karşı bir darbe tertibi olarak gördüğünü ifade eden yaşlı şu değerlendirmeyi yaptı:

'ORDUDAKİ CEMAAT, CUNTACI GRUPLARLA KOALİSYONA GİTTİ'

"İzmirdeki askeri casusluk davasından çıkan sonuçlar nedeniyle göre aynı gece cemaatin subaylarına karşı kapsamlı bir operasyon yapılacağı iddiası var. Bu gayet mantıklı görülüyor. Belki de birkaç hafta sonrasına yapılacak bir darbe, öne çekilmiş olabilir.”

Türkiye darbe teşebbüsü
© REUTERS / Stringer
Bu yüzden "Ya böyle darbe mi olur" tarzında bir manzara çıkmış olabileceğini belirten Yaşlı, iktidarın darbeyi uzun süredir hazırladığı ‘tasfiye’ planının parçası haline getirdiği görüşünü dile getirdi: “Evet bu cemaat organizasyonuydu. Ama mutlaka başka cuntacı gruplarla bir tür koalisyona gidildi. Gözaltına alınanların bir bölümü cemaatçi değil muhtemelen küçük cuntacı grupların parçaları olabilirler. Ama onun ötesinde şunu görmek gerekiyor ki, aslında iktidar bunu zaten uzun zamandır hazırlamakta olduğu tasfiye planının bir aracı haline getirdi. Şu an alınan binlerce askerin hepsinin ne cemaatçi ne darbeci olduğunu iddia etmek mümkün. Aksi olsaydı zaten o darbe çoktan başarıya ulaşırdı. Bu vesileyle bir tür temizlik yapıldığını, yeni rejimin yeni ordusunu kurmak için bu gelişmeyi bir fırsata çevirdiğini görmek gerekiyor."

'SİYASAL İSLAMIN RADİKAL UNSURLARI SOKAĞA SALINDI'

Ankara'da halk TBMM binası önünde toplandı.
© REUTERS / TUMAY BERKIN
İktidarın darbe girişiminin hemen ardından takındığı 'Darbelere karşı halkı silahlandıracağız' söylemini anımsatan Yaşlı, bunun tehlikelerine de şu sözlerle dikkat çekti: "Türkiye gibi gerilimli, toplumsal kırılganlıkları yüksek olan bir bölgede sivillerin böylesine silahlanması akıl karı değil. Türkiye hiç olmadığı kadar iç savaşa yakın. Son günlerde yaşananlar da bunu gösteriyor. Sadece darbe girişimi değil. Darbeden sonra sokağa çıkan insanların kendilerine öteki olarak kimi gördükleri görülebiliyor. Çeşitli yerlerde Alevi mahallelerinin basılmaya çalışılması, suriyelilere yönelik bir takım yakma yıkma faaliyetleri ya da yakalanan erlerlere reva görülen işkenceler, zikir çeken kalabalıklar buna örnek. Milli irade ve demokrasi adı altında aslında siyasal islamın en radikal unsurlarının bir sokak gücü olarak salındı. Bu önümüzdeki dönemde Türkiye'deki toplumsal kırılganlığın artacağını gösteriyor.”

Darbenin hala bir tehdit olarak varlığını devam ettirdiğini kaydeden Fatih Yaşlı, “Türkiye'de bugüne dek bir dost düşman siyaseti izleniyordu. Bugün darbe üzerinden buna şöyle birşey eklendi: Ya bendensin ya darbecisin. Bu söyleme karşı bizim 'Hayır darbeci değiliz, ama sizden de değiliz' demenin ve demokratik sol bir hattın inşa edilmesi gerektiğini düşünüyorum" yorumunu yaptı.

'CEMAATTEN BOŞALAN YERLERE ULUSALCILAR GEÇİYOR'

Darbe girişiminin önlenmesinin ardından tanklara Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fotoğrafları asıldı.
© REUTERS / BAZ RATNER
Yaşananların, dış politika bağlamına yerleştirildiği çok ilginç bir sonuç çıkardığını ifade eden Yaşlı'ya göre hükümet, 2008'den sonra cemaat ile el ele tasifye ettiği ordu içindeki 'ulusalcı' kanadı, son darbe girişiminin ardından başlayan 'temizlik' operasyonuyla yeniden yerleştirebilir. 'Ulusalcı' veya 'Avrasyacı' diye kodlanan bu subayların NATO'dan ve ABD'den uzaklaşılması, doğuya Çin'e veya Rusya'ya yaklaşan bir dış politika izlenmesi eğiliminde olduğunu belirten Yaşlı şu görüşü dile getirdi:

"Bunların bir kısmı tekrar orduya döndü. Zamanında orduya bu operasyonu yapan cemaat, şimdi bir darbe gerçekleştirmek istedi. Gelinen noktada cemaatçilerden ya da gözaltına alınan subaylardan oluşan boşluğa Ergenekon ve Balyoz’da yargılanan kimi subayların yerleştirilmeye mecbur kalındığını görüyoruz. Dolayısıyla işin uluslararası boyutuna bakıldığında şöyle bir manzara çıkıyor: İktidar partisi, cemaatçilerle birlikte aynı zamanda NATO içinde etkili olan bir takım unsurları da gözaltı sürecine yerleştirdi. Bunun için AKP doğrudan "Bu işin arkasında ABD var" dedi. Bu açıklamanın doğrudan yapılması ilginçti. Kaldı ki Rusya'nın da iktidarın arkasında çok sağlam bir şekilde durduğu görülebiliyor. İran'ın da iktidarın arkasında durduğu gözlenebilir.”

Yaşlı, buna karşılık ABD yönetiminin darbenin ilk iki üç saati kategorik olarak bir darbe karşıtlığı yapmadığını da anımsatarak, “Doğrudan çıkıp biz doğrudan demokrasinin yanındayız demedi. Dışişleri Bakanı John Kerry sadece 'Olan biteni kaygıyla izliyoruz' dedi. Ne zaman ki darbenin emir komuta zinciri dışında gerçekleştiği ve aynı zamanda başarısızlığa uğrayacağı anlaşıldı, o zaman,  gecenin ilerleyen saatlerinde ancak ABD bir açıklama yapabildi. O da hükümetin yanında olduğunu söyleyen bir açıklamaydı" vurgusu yaptı.

'TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKADA KAFASI KARIŞIK'

Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan
© Sputnik / Mihayil Klimentyev
Darbe girişiminin ardından gerek yapılan cadı avına, gerekse idamın geri getirilebileceğine yönelik tartışmalara Batı'dan kaygı mesajları gelirken, Yaşlı'ya göre AKP'nin emperyalizmle ilişkisinin sadece AB üyeliği içinden değerlendirilebilecek bir ilişki değil. Türkiye'nin dış politikasının 'ABD'den NATO'dan uzaklaşıyoruz ve Şangay Beşlisi'ne geçiyoruz' şeklinde yönetilemeyeceğini söyleyen Yaşlı şöyle konuştu:

"Hükümetin bir denge politikasına oynayacağı çok açık gözüküyor. Rusya ve İsrail'le ilişkileri düzeltmeye aday olduğu bir konjoktürde Batı'dan gelen bu açıklamalar, hem kendi tabanını mobilize etmek için kullanacak, hem de cemaatin 'Amerikancılığı' üzerinden 'Bize yardım edin. AB de bizi insan hakları üzerinden eleştiriyor. Dolayısıyla yakınlaşmamızı arttırmamız gerekir' diye Rusya'ya yanaşma ihtimallerini ortaya çıkaracaktır diye düşünüyorum. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de muhtemelen bir takım stratejik kaygılarla bu yakınlaşma çabasına yanıt verecektir. Ancak Türkiye'nin dış politikasında kafasının karışık olduğunu düşünüyorum. Kısa vadadeyse Suriye'de İslamcılardan, çihatçılardan desteğini çekmek kolay olmayacak. Bunun IŞİD saldırıları örneğinde görüldüğü üzere, çok ciddi bedelleri de olacak. Ama öte yandan Rusya'ya ve İran'a Suriye'de kimi değişiklikler yapıldığına dair bir takım somut mesajların da verilmesi de gerekiyor. Herhalde önümüzdeki dönemde bunun nasıl kotarılacağına dair çok ciddi kafa yoracaklar” dedi.

Ya bendensin ya da darbeci

Ya bendensin ya da darbeci

Related news

  • Kazakistan: ülkenin mineralleri, ekstraksiyonu. Kazakistanın maden cevheri kaynakları
  • Sıcak Havalara Dikkat
  • En iyi polis arabası
  • Dambıl ile sırt için yararlı bir egzersiz
  • Fransız şair Stefan Mallarme: biyografi, yaratıcılık, fotoğraf

  • Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci


    Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci

    Ya bendensin ya da darbeci